İçindekiler

Motosiklet kendi kendini sürebilir mi? EICMA 2026 öncesi iki tekerlide güvenliğin geleceği

Yayın tarihi: Yazar: SMB Teknoloji
Motosiklet kendi kendini sürebilir mi? EICMA 2026 öncesi iki tekerlide güvenliğin geleceği

EICMA 3–8 Kasım'da Milano'da kapılarını açıyor. Otonom motosiklet hayal mi, yoksa asıl değişim sürücünün yanında çalışan elektronikte mi?

Her kasım başında iki tekerli dünyasının gözü Milano'ya çevrilir. EICMA bu yıl 83. kez, 3–8 Kasım tarihleri arasında Fiera Milano Rho'da düzenleniyor. İlk iki gün basın ve sektör ziyaretçilerine ayrılmış, 5–8 Kasım arası herkese açık. Fuar bu yıl bir hol daha büyüyerek 10 hole yayılıyor.

Yeni modeller, renkler, motor hacimleri yine konuşulacak. Ama son birkaç yılda fuarın asıl merak edilen tarafı değişti: motosikletin üzerindeki elektronik. Radarlar, kameralar, birbiriyle konuşan araçlar. Biz de bu yazıda tek bir soruya bakmak istedik: iki tekerli araçlar bir gün kendi kendini sürebilecek mi, yoksa asıl değişim başka bir yerde mi?

Sürücü gözünden orman yolu
Sürücü gözünden orman yolu

Otomobilde mümkün, motosiklette neden bu kadar zor?

Otomobil dört tekerinin üzerinde kendiliğinden durur. Motosiklet ise ancak hareket ederken dengede kalır ve bu dengenin önemli bir kısmını sürücünün kendisi sağlar. Virajda yatış, gövdenin ağırlığını kaydırmak, gidona verilen küçük karşı baskı... Sürücü, aracın dinamiğinin bir parçası.

Bu yüzden otomobil için yazılmış bir otonom sürüş yazılımını motosiklete olduğu gibi taşımak mümkün değil. Bir de şu var: otomobilde ani bir otomatik fren yolcuyu emniyet kemerine yaslar. Motosiklette aynı fren, sürücüyü aracın üzerinden fırlatabilir. Makine "doğru" kararı verse bile o kararı sürücünün vücuduyla birlikte uygulamak zorunda.

Yine de üreticiler denemekten geri durmadı. Honda, 2017'de CES fuarında jiroskop kullanmadan kendi dengesini koruyan Riding Assist prototipini gösterdi. Yamaha'nın Motoroid konsepti ve ardından gelen Motoroid 2, jiroskoplar ve görüntü tanıyan yapay zekâ ile sürücüsüz hareket edebiliyordu. BMW Motorrad da 2018'de bir R 1200 GS'i kendi kendine kalkan, viraj alan ve duran bir test aracına dönüştürdü.

Bunların hiçbiri seri üretime girmedi. Amaç da zaten sürücüsüz motosiklet satmak değildi. Bu projeler, aracın kendi durumunu anlayıp tepki verebildiğini göstermek için yapıldı. O birikim bugün başka bir yere akıyor.

Asıl değişim: sürücünün yerine değil, yanında

2021'de Ducati Multistrada V4 S, Bosch ile geliştirilen ön ve arka radarla adaptif hız sabitleyici (ACC) ve kör nokta uyarısı sunan ilk seri üretim motosiklet oldu. Ön radar öndeki araçla mesafeyi koruyor, arka radar aynada görünmeyen aracı ve arkadan hızla yaklaşanı haber veriyor.

BMW'nin R 1300 GS modelinde opsiyon olarak sunulan Riding Assistant paketi aynı fikri bir adım öteye taşıyor: adaptif hız sabitleyici, önden çarpışma uyarısı ve şerit değiştirme uyarısı. Üretici, sistemin ne için tasarlandığını kendi destek sayfasında açıkça anlatıyor: radar yaklaşık 100 metreye kadar öndeki hareketli araçları izliyor; sürücüye destek olmak için tasarlanmış, onun yerine geçmek için değil.

Bu yaklaşım önemli. Bugünkü sistemler sürücüyü devreden çıkarmıyor, onun dikkatinin kaçırdığı anları yakalamaya çalışıyor.

Radarın yanında sessizce yaygınlaşan başka teknolojiler de var:

  • Virajda çalışan ABS ve çekiş kontrolü: Motosikletin yatış açısını ölçüp freni ve gazı ona göre ayarlıyor. Bosch'un bu sistemi ilk kez 2014 model KTM 1190 Adventure ile seri üretime girmişti, bugün orta segmentte bile sık görülüyor.
  • Elektronik hava yastıklı yelek ve montlar: Sensörleriyle düşmeyi algılayıp milisaniyeler içinde şişiyor.
  • Kaza anında otomatik acil çağrı: Bazı üreticiler, ciddi bir düşmeyi algıladığında konumu acil servislere kendiliğinden bildiren sistemler sunuyor.
  • Sonradan takılan radarlar: Radar destekli kör nokta uyarısı artık yalnızca amiral gemisi modellere özel değil, sonradan takılabilen radar kitleri de piyasaya çıkmaya başladı.
Motosikletin etrafında ön radar, arka radar ve V2X alanları (temsili)
Motosikletin etrafında ön radar, arka radar ve V2X alanları (temsili)

Araçlar birbiriyle konuşmaya başladığında

Motosiklet kazalarının klasik senaryosunu hepimiz biliriz: kavşakta sola dönen otomobil, karşıdan gelen motosikleti görmez. Sürücünün ilk cümlesi de genelde aynıdır: "Görmedim."

Burada V2X, yani araçtan her şeye iletişim devreye giriyor. BMW Motorrad, Honda ve Yamaha'nın kurduğu, sonra Ducati, KTM, Kawasaki, Suzuki ve Triumph gibi üreticilerin de katıldığı Connected Motorcycle Consortium, motosikletlerin konumunu, hızını ve yönünü çevredeki araçlara yayınlaması için ortak bir standart üzerinde çalışıyor. Konsorsiyum ilk temel spesifikasyonunu Aralık 2020'de yayımladı.

Fikir basit ama etkisi büyük: otomobilin sürücüsü motosikleti görmese bile otomobil onun orada olduğunu bilecek ve dönüşten önce uyaracak. Bize göre iki tekerlide güvenliği gerçekten akıl almaz bir seviyeye taşıyacak olan şey, sürücüsüz motosikletten çok bu olacak.

Gece trafiğinde iki tekerliler ve fren lambaları
Gece trafiğinde iki tekerliler ve fren lambaları

Görünürlük hâlâ temel bir güvenlik önlemi

Radar ve V2X yaygınlaştıkça da değişmeyen bir temel var: görünmek. Fren lambası, sinyal ve geri vites ışığı, arkadaki sürücünün motosikletin ne yapacağını anlamasının tek yolu.

Bu sinyaller bazen hiç görünmüyor. Arka çanta (top case) ya da römork takıldığında motosikletin kendi lambaları kapanabiliyor. Bizim geliştirdiğimiz MottoLight tam bu sorun için var: top case ya da römorkun arkasında kalan sinyal, fren ve geri vites ışıklarını, aracın kablo tesisatına dokunmadan yeniden gösteriyor. Küçük bir cihaz, ama arkadaki sürücü için "ne yapacağını görüyorum" ile "görmüyorum" arasındaki fark.

Peki önümüzdeki 5–10 yıl?

Kendi gözlemimiz şu yönde:

  1. Tam otonom motosiklet kısa vadede seri üretimde göreceğimiz bir şey değil. Ama denge teknolojileri, düşük hızda devrilmeyi önleyen yardımcılar olarak geri dönebilir.
  2. Radar ve kamera birlikte çalışacak. İki sensörün güçlü yanları birleşerek sürücünün çevresi daha eksiksiz algılanacak.
  3. Fiyatlar düşecek. Bugün üst segmentte opsiyon olan sistemler, otomobilde olduğu gibi birkaç yıl içinde orta segmente inecek.
  4. V2X belirleyici olacak. Ama bunun için otomobillerin ve yol altyapısının da aynı dili konuşması gerekiyor. Bu da teknolojiden çok standart ve mevzuat meselesi.

EICMA 2026'da biz de en çok bunlara bakacağız: radarın orta segmente inip inmediğine, kamera tabanlı yardımcılara ve araçlar arası iletişimin fuar standlarından yollara ne kadar yaklaştığına.

Motosiklet sürmenin keyfi, kontrolün sürücüde olmasından geliyor. Gelecekteki teknolojinin işi bunu elinden almak değil, sürücüyü en çok ihtiyaç duyduğu anda korumak.

SMB Teknoloji olarak gömülü sistemler, sensörler ve IoT üzerinde çalışıyoruz. İki tekerli araçlara yönelik elektronik bir fikriniz ya da projeniz varsa bize yazabilirsiniz.

İş emri

Sıradaki projeniz için SMB Teknoloji ile görüşün

Otomasyon, altyapı, sensör ağları ya da yapay zekâ — fikrinizi anlatın, en uygun yol birlikte belirlensin.